‘Romantik’ Fragmanları Arşivi
Yalnız Kalpler
Yazan admin
1940’lı yılların sonunda Martha Beck ile Raymond Fernandez Amerika’da adı çıkmış “ Yalnız Kalpler katilleriydi.” Onların öldürücü silahı aslında çok basitti. Gazeteye kişisel ilan veriyor. İlana cevap veren terkedilmiş dul kadınlara ilk olarak Ray, kendisini seksi Latin aşığı olarak tanıtıyordu. Böylelikle tuzağa düşen bu kadınları hem dolandırıyor hem de öldürüyorlardı. Ray ile Martha’nın tanışması ise ikisinin de hayatlarında önemli bir dönüm noktasıydı. Ray ve Martha birbirlerini görür görmez, aşık olmuş. Bu ilişki ikisi için tutkulu bir aşka ve kolay kazanılan para dönüşmüştü. Martha ise, dul kadınlara Ray’ın kız kardeşi olarak tanıtılıyor. Ray kadınları baştan çıkarırken, daha sonra ikili birlikte kadınları öldürülüyor ve birikimlerine el koyuyordu. Martha ve Ray, polis tarafından yakalandığında, 12 cinayet işlediklerini itiraf etti. Aslında gerçek rakam 20’ye yakındı. İki aşık, cinayetlerden dolayı 22 Agustos 1949’ta ölüm cezasına çaptırıldı.Temyize birkaç defa başvurmalarına rağmen, 8 Mart 1951’de Sing - Sing hapishanesinde yanyana elektrikli sandalyede ölüm cezaları infaz edildi.
Mamma Mia!
Yazan admin
Babasının kimliğini keşfetmeyi ümit eden genç bir kız olan Sophie Sheridan’ın öyküsü, ünlü pop grubu Abba’nın hit şarkıları eşliğinde anlatılıyor. Sophie Sheridan evlenme aşamasına gelmiş genç bir kızdır. Nikâhtan bir gün öncesinde annesi Donna’nın 20 yıl önce ziyaret ettiği Yunan adalarında yaşadığı geçmişinden üç erkek birden getirir.
Aşkzede
Yazan admin
Müzisyen Peter, altı yılını televizyon yıldızı kız arkadaşı Sarah’ı idolleştirmekle geçirmiştir. Sarah’ın attığı her adımda yanında olmaya çalışır. O, Sarah’ın hem sevgilisi, hem asistanıdır. Ancak Sarah tarafından terk edilmesiyle birlikte kendisini yapayalnız bulur. Peter kendine gelebilmek için Hawaii’ye tatile gittiğinde hayatının en büyük kabusuyla karşı karşıya kalır. Eski sevgilisi ve erkek arkadaşı Aldous da aynı tatil köyünde kalmaktadır.
Senden Başka
Yazan admin
Thomas ve Florence bir super markette karşılaşırlar, fakat Thomas daha ilkokuldayken öptüğü ilk kız olan Florence’ı tanımaz. Geçen yılların ardından Thomas, kız arkadaşı tarafından terkedilen, kalbi kırık bir video oyunu yazarı olmuştur. Florence ise dağılan evliliği sonunda 2 çocuğuyla ne yapacağını bilemez haldedir. İkisinin de düştüğü bu durum, aralarındaki nostaljik romantizmi yeniden doğurur. Fakat Thomas’ın hayatın filmlerdeki gibi bir romantik komedi olmadığını anlaması uzun sürmeyecektir. Florence da böylece aşkı başka yerlerde aramaya başlar ve hiç de başarılı olduğu söylenemez. Thomas bu aşk arayışından elini eteğini çeker ve New York’a taşınır. Florence’ın henüz keşfetmediği bu yer yepyeni bir sayfa olacaktır.





Profesör Lawrence Wetherhold (Dennis Quaid), entelektüel çevrelerin en parlak isimlerinden birisidir, ama aşk ve aile gibi kişisel problemlerinin çözümü söz konusu olduğunda hiç başarılı değildir. Üniversite öğrencisi oğlu James (Ashton Holmes) ona güvenmediği için sırlarını açmaz. Ergenlik çağındaki kızı Vanessa (Ellen Page), okulunda tüm beklentilerin üzerinde başarı gösteren ama “herşeyden şikayet eden” yapıdaki babasının ayak izlerini takip eden, onun yolunda olan sivri dilli bir kızdır. Profesörün yıldızının bir türlü barışmadığı üvey kardeşi Chuck ise (Thomas Haden Church), hayatını özgürce yaşamayı adeta sanat haline getirmiştir.
Özlemini çektiği tutkuyu artık hiçbir şeyde, hatta uzmanı olduğu Victoria Dönemi Edebiyatı’nda bile bulamayan bir dul olan Profesör Lawrence, orta yaş krizinin eşiğinde dolanmaktadır. Ancak hiç hazzetmediği üvey kardeşinin aniden çıkıp gelişiyle, eski öğrencisi Janet ile (Sarah Jessica Parker) yıllar sonra tesadüfen yeniden karşılaşması aynı günlere denk gelince Wetherhold ailesinde kimi zaman eğlenceli, kimi zaman yürek burkucu olaylar zinciri birbirini izleyecek, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.